İyi bir kitapla baş başa kalmak, dünyanın gürültüsünden ve gündelik hayatın yıpratıcı telaşından güvenli bir limana sığınmak gibidir. Kelimeler, sadece düşüncelerimizi ifade etmeye yaramaz; aynı zamanda iç dünyamızı imar eder ve ruhumuza şifa sunar.
Derinlemesine Okumanın Kaybı
Sosyal medya ekranlarında hızla kaydırdığımız kısa metinler, zihnimizi sürekli bir uyarılma haline sokmakta fakat dikkat süremizi dramatik biçimde azaltmaktadır. Oysa hakiki bir kitap okuma deneyimi sabır, sükûnet ve tefekkür gerektirir.
Çocuklarımıza ve gençlere okuma alışkanlığı kazandırmak istiyorsak, önce kendi hayatımızda kitaplara samimi bir yer açmalı ve okumanın bir görev değil, bir neşe kaynağı olduğunu hissettirmeliyiz.
Nevzat Öztürk
Nevzat Öztürk; eğitim, sosyoloji ve düşünce tarihi alanında uzun yıllardır araştırmalar yürüten bir eğitimci ve yazardır. Yayımlanmış kitapları, ulusal basındaki yazıları ve verdiği konferanslarla düşünce ve kültür dünyamıza değer katmaktadır.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar
Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak ve Eğitimin Dönüşümü
Algoritmaların hızla hayatımıza girdiği bir dünyada eğitimin asıl işlevi nedir? İnsanı makinelerden ayıran derin erdemleri nasıl koruyabiliriz?
Oku →Kültürel Bellek ve Kuşaklararası İletişimin Önemi
Bir toplumu ayakta tutan en güçlü bağ, kuşaklar arasındaki hafıza aktarımıdır. Modern hız çağında kopan bu bağı nasıl yeniden tesis edebiliriz?
Oku →Gündelik Hayatta Nezaket ve İletişim Estetiği
Nezaket zayıflık değil, yüksek bir şahsiyet ve iç zenginliğin dışa yansımasıdır. Toplumsal huzurun anahtarı zarif bir dilde saklıdır.
Oku →